World Wide Web Nasıl Bulundu?

World Wide Web Nasıl Bulundu?

World Wide Web, yani bizim bildiğimiz adıyla sadece web, günümüz ağ trafiğinin en yüksek yüzdesini oluşturuyor. Her gün bilgisayar, telefon, hatta arabamızda bile bağlandığımız bir ağ olan web, İnternet’teki bilgi aktarımının kolayca sağlanabilmesindeki en büyük etkenlerden biri. Web sayesinde İnternet’teki bilgi tüm dünya tarafından erişilebilir hale geldi. Web, dünyayı daha önce imkansız gibi görünen bir şekilde birleştirdi ve insanların bilgi edinmesini, bilgiyi paylaşmasını, ve birbirleriyle iletişim kurmalarını inanılmaz bir biçimde kolaylaştırdı. İnsanların kendi çalışmalarını ve fikirlerini sosyal medya siteleri, bloglar ve video paylaşım siteleri gibi platformlarda yayınlamalarını sağladı. Tıpkı pilibitik’te olduğu gibi 🙂

Çok fazla karıştırılsa da, web ile İnternet aynı anlama gelmiyor. Birbiriyle yakından ilgili olsa da ikisi de tamamen farklı sistemler. İnternet, birbirine bağlı devasa bir bilgisayar ağı iken; ‘World Wide Web’ bu bilgisayar ağında bulunan bir web sayfaları topluluğudur. Tarayıcınız web’e erişebilmek için İnternet’i kullanır.

Web nerede bulundu?

Bir İngiliz bilim insanı olan Tim-Berners Lee, 1989’da CERN’de çalışırken Web’i buldu. Web, başlangıçta dünyadaki üniversiteler ve enstitülerdeki bilim insanları arasında otomatik bilgi talebini karşılamak amacıyla tasarlanmıştı.

CERN izole bir laboratuvar değil, 100’den fazla ülkeden 17.000’den fazla bilim insanını içeren devasa bir topluluğun odak noktasıydı. CERN sitesinde normal bir şekilde biraz zaman geçirmelerine rağmen, bilim insanları genellikle kendi ülkelerindeki üniversitelerde ve ulusal laboratuvarlarda çalışıyorlardı. Bu yüzden güvenilir iletişim araçları gerekliydi.

World Wide Web’nin altında yatan temel fikir; gelişen bilgisayar, veri ağları ve hipermetinleri(hypertext) güçlü ve kolay kullanıma sahip bir bilgi sistemine dönüştürmekti.

Web nasıl başladı?

Web’in mucidi Tim-Berners Lee, ‘World Wide Web’ için ilk tasarısını 1989’da, ikincisini de 1990’da yazdı. Kasım 1990’da, Belçikalı bir sistem mühendisi olan Robert Cailliau ile birlikte bu tasarı, yönetim tasarısı olarak resmileşti. Bu tasarı, web’in arkasındaki önemli terimleri açıklıyordu. Belge, ‘World Wide Web’ isimli bir ‘hypertext’ projesi olarak tanımlanıp, tarayıcı tarafından görüntülenebileceği belirtiliyordu.

1990 yılının sonunda, Tim-Berners Lee ilk Web sunucunu ve tarayıcısını CERN’de çalıştırdı ve fikrini göstermiş oldu. Bu Web sunucusunun kodunu bir NeXT bilgisayarında geliştirmişti. Hatta bilgisayarın yanlışlıkla kapatılma ihtimaline karşın, bilgisayarın üzerine kırmızı mürekkeple yazılmış bir etiket konulmuştu:”Bu bilgisayar bir sunucudur. LÜTFEN KAPATMAYIN!!” 🙂

info.cern.ch adresi Dünya’daki ilk websitesine aitti ve bir NeXT bilgisayarındaki sunucu sayesinde çalışıyordu. Ayrıca ilk web sayfası da bu adreste yer alıyordu. Bu sayfa; ‘WWW’ projesi hakkında bilgiler, ‘hypertext’ teriminin açıklaması, bir Web sunucusu oluşturmak için gerekli teknik detaylar ve -erişilebilir olduklarında- diğer Web sunucuları için bağlantılar içeriyordu. Kısaca, ‘World Wide Web’ projesi hakkında bilgilendirici metinlere sahipti.

‘World Wide Web’in evrimi

Web ilk oluşturulduğundan itibaren birçok kez değişime uğradı. İlk web siteleri, sadece çevrimiçi kitaplar veya dergileri gibi, yalnızca kelime ve resimlerden oluşuyordu. Birçok kişi kendi websitesini oluşturamadı. O zamanlar bir websitesi oluşturmak için elle HTML kodları yazmak zorundaydınız.

Web 2.0

Web geliştirilmeye başlandığında, insanlar daha fazla iletişim kurmaya ve paylaşmaya başladı. Sosyal medya sitelerini ve blogları kullandılar. Özellikle kendi içeriğini üretme açısından paha biçilemez bir imkan sunuyordu. Bu yeni Web türü Web 2.0 olarak bilinir duruma geldi.

İnsanların web’i kullanış şekli değişse de altındaki teknolojiler pek değişmedi. O zamandan kalan birçok teknoloji halen aktif olarak kullanılıyor.

Modernleşti

Web günümüzde halen değişiyor. Arama motorları okuma, anlama ve bilgi işlemede daha iyi hale geliyor. Aradığımız içeriği bulmada çok akıllıca yöntemler buluyorlar ve bununla kalmayıp ilgimizi çekebilecek içerikleri bu platformlara çok iyi bir şekilde entegre ediyorlar.

Hızlı değişimler

“Web’in mucidi Tim-Berners Lee, WWW için ilk tasarısını 1989’da, ikincisini de 1990 da yazdı.” Günümüzde çok popüler olan web’in aslında 30 sene öncesinde henüz bulunmamış olması da ilginç bir detay. Artık bu tür büyük devrimleri çok kısa bir süre içerisinde benimseyip günlük hayatımızın içine alabiliyoruz, ayrıca bu süre de gitgide kısalıyor gibi görünüyor. Bu durumun iyi ve kötü birçok yanı var aslında. Örneğin değişen teknolojiye sürekli bir ayak uydurma çabası göstermenin belli bir zaman içinde toplumun sağlığına etki edeceğini düşünüyorum.

Yine de karamsar olmanın anlamı yok, yeni teknolojiler birçok kolaylık ve yenilik sağlıyor. Birçoğu da ciddi manada olumlu yönde etkiliyor. İyi yönlerinin yanında kötü yönlerinin gerçekten söz konusu bile olamayacağını düşünüyorum, peki ya siz?

Bazı terimler

Bu yazının konusuyla alakalı birkaç terimi derlemek istedim.

HTML (Hiper Metin İşaretleme Dili): Web sayfalarını oluşturmak için kullanılan bir metin işaretleme dilidir. Somut olarak gözünüzde canlanması için ‘web sayfalarının iskeleti’ diyebiliriz.

Web Sunucu: Dosyaların depolandığı ve HTTP kullanarak internet üzerinden erişilebilen bilgisayar/lar.

HTTP (Hiper Metin Transfer Protokolü): HTML belgelerinin tarayıcılar ve web sunucuları arasındaki iletişimini sağlar.

Bu yazıda kullanılan kaynaklar

https://home.cern/science/computing/birth-web/short-history-web

https://www.bbc.co.uk/bitesize/topics/zkcqn39/articles/z2nbgk7

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.